Yaşamını sürdürmek isteyen her insan oğlu belirli bir yaşa geldikten sonra rızkını kazanmak için emek vermeye, çaba göstermeye başlar. Bu başlama anı geldiğinde hepimiz için tek amaç biran önce istediğimiz işi yapabilmek ve paramızı kazanabilmektedir. Genç olmamıza bağlı kazandığımız parayı hemen cebimize atmanın derdine gireriz.
Oysa ki bazı nadir insanlar ise ceplerine bu parayı atmadan önce verdiği emeği düşünür, yaptığı işi düşünür ve eline geçen parayı düşünür. Bu parayı hemen nasıl artırabileceğinin düşüncesine dalarak çalışır ve kısa süre içerisinde de bunu başarır. Örneğin benim dayım gençlik yıllarında inşaat da çırak olarak çalışmaya başladığında bu şekilde düşünerek kendini geliştirip bir yıl sonra kalfa olarak çalışmaya başlamıştır. Ertesi yıl ise usta sıfatı ile iş yapar olmuştur. Onunla aynı vakitte giren farklı biri ise hala çırak olarak parayı cebine atmanın derdindedir. Hatta o usta şimdilerde de öğretmendir. 🙂
Çırak ağır işler yapar, çok çalışır az kazanır. Usta belirli işleri yapar, verimli çalışır çok kazanır. Dijital dönüşüm içinde durum, anlattığım bu olay ile benzerdir.
İlk kuralımız; yaptığımız işte var olanı kabullenmek değil, daha iyisi için metotlar aramak ve uygulamaktır.
Daha verimli çalışıp çok kazanmaya odaklandığımızda bizim için dijital dönüşüm olmazsa olmaz bir gerçektir. Teknolojinin bize verdiklerini idrak etmeliyiz. Bulunduğumuz konuma alışmamalı ve bir kelebek gibi en iyisine doğru mücadele vermeliyiz.
Bu konu hakkında yorumlarınızı ve sizlerinde fikirlerinizi merak ediyor olacağız. Bizler ile paylaşmak isterseniz sosyal medya hesaplarımızdan veya hemen alt kısımda bulunan yorum kısmından iletebilirsiniz.
Görüşmek üzere, sevgi ve saygı ile…